KUZENLERLE SAHİLDEN ANTALYA
Geziye çıkışımız baya karmaşık oldu. 1 hafta önceden nezaman gidelim kimler gelecek İzmir’e mi gitsek yoksa sahilden Antalya mı yapsak birtürlü kara veremedik.
Kuzenim Bora abi herzaman gidiyoruz İzmir’e birazda KAş KAlkan tarafına gidelim dedi. Hadi dedik ok. Pazar, günü birlik mi olsun ekmek arası mı derken karar verdik cumartesiden çıkıp pazar dönelim dedik.
Herkes de dünden razıymış!
Bu geziye Eşim Aslı Boranın eşi Meral da katıldı. Barış kardeşim de gelsem mi gelmesem mi… Cumartesi günü biz eşim ve ben herzamanki gibi saat 6.30 da kalktık. Kahvaltı. bebekler derken saat 10.00 oldu.
Bora biran önce yola çıkmak için sabırsızlanıyordu. Son kez Barış’ı aradım belki gelir mi diye. Ama telefonu açmadı. Onu saat 13.00 a kadar bekledik.
Bayram’ın da hastaları vardı O saat 14.00 gibi işim biter dedi. Uzatmayalım saat 14.00 da bizim ofisin önünden yolculuğumuza başladık.
Bora ve Meral son hazırlıklar
Ve Bayram motoru ve çantalarıyla sonunda geldi. Bu gezide Bayram olmasaydı sanırım çantalarımızı sırtımızda taşıyacaktık.
Aprilia Pegaso sanki dolmuyo adam kasmış
Dl 650 de karnını doyurdu.
Bora bizi sinir etti daha yolun ilk km si aşılmadan adam benzin almadı nerdeyse. GT 250 herzamanki gibi ekonomik.
Bu arada Km göstergem 543′ü gösteriyor.
Sonunda yola çıkıyoruz. Gezimiz çok güzel başladı.
Göcek tünelinden geçiyoruz.
Daha yola çıkmadan acıktık desem olacak: Fetiye’ye gelir gelmez ilk durağımız balıkçıdayız. Burada BArış!la son birkez daha görüştük. Ben gelemiyorum dedi bize, bize… Hava da beklediğimizden çok sıcak çıktı uzun zamandır motosikletin tepesinde üşümüyorum.
Afrika twin ilk defa Barış’ı olmasa bile bizi yarı yolda bıraktı):Balıkları bitirdikrten sonra hızlı bir kalkış ve ilk hedefimiz olan Kalkan’ doğru gazladık hem de ne gazlama daha Fetiye’den çıkmadan birbirimiz kaybettik.
Fetiye’ den çıkmadan önceki son fotoğraf.

Suzuki DL 650 si ile Bayram1/4 gaz
S&T Kanuni GT 250 si ile Bora tam gaz:)
Aslı bu gezide müthiş fotoğraflar çekmiş. Ben bukadar fotoğraf olduğunu bilmiyordum. Bunları yüklemek de amma zor oluyo. Barış sen nasıl yüklüyosun abi bunları.
Ve Kalkan’dayız burda da baya fotoğrafımız oldu. Mekan aynı mekan biz farklıyız hep.
Burası da Suziki DL 650 manzaralı Türkiyenin en güzel denizi…
Bu yazı ve fotoğraflar baya uzun olacak sanırım ben bu yazıya sonra devam edeyim. Arkası sonra
way way wayyy BAyram’dan müthiş fotoğraflar.
Bu gezide ben ve Aslı herzamanki gibi ilk hazırlanan olduk. Müthişiz yavv!
GT 250 ile Borayı yakalamak da çok zor oldu adamın altında sanki Afrika Twin var
Hızlı giden atın boku yere de hızlı düştü. Bora yapacağını yaptı ve mıcırın tadına baktı. Beğense gerk ki kazanın hemen ardından gülmeye başladı. Umarım devamı gelmez.
Kazanın oluşu gene herzamanki gibi dikkatsizlik. Bayram önden hızlı gidip güzel bir manzarada durmuş. Bİz de arkadan zor zar yetiştik. Önde bora vardı. Asfalttan inip mıcırlı bir düzlüğe girecektik. Ama Bora mıcırın kalınlığını kestirememiş olsa gerek… Motor zınk çakıldı. Bir an Merali havada uçarken gördüm. Kısa bir uçus sonrası kötü bir iniş.
Allahtan kötü birşey olmadı Bora çenesinde küçük bir çizikle olayı atlattı. Meral ise kötü uçuşun verdiği gerginlik ile kazayı tamamladı:)
Tabi motor biraz daha şanssızdı. Vites kolu kırıldı. Busefer teçhizatımız iyi olduğu için hemen Bayramla vites kolunu tamir ettik.
Usta iş başında
Bu da görülmesi çok zor olan mıcır!
Daha öncede benim zincir germe operasyonumuz için girdiğimiz sanayideyiz.Şansımzı da hep yaver gitti. Sanayiden aldığımız vida artık Boranın yeni vites kolu.
Yeni vites kolunu(vida) yerine monte etme çabaları hummalı bir çalışma fikir alışverişi…
Finikeye geldiğimizde hava kararmıştı. Kısa bir Hotel motel pansiyon arama turundan sonra kendimize bir pansiyon bulduk. Herkese tavsiye edilir Finike merkezden çıkıp 1-2 km ilerledikten sonra solda Şimşek Hotel var. Yataklar ve ilgi çok güzel.Kişi başı konaklama ve açık büfe kahvaltı 20 tl
Finikede sabah çook güzeldi. Biz gene sabahın köründe Aslı’yla yola çıkmak için mi alışkanlık mı bilinmez uyandık .
Bu gezel pazar sabahı yol yapma aşkımız biraz daha kabardı.
Sabah daha 07.00 civarları biz ayaktayız. Kahvaltı 07.30 da
Unutmadan Finike’de akşam dışarı çıkmam isteyenler taverna müziğinden hoşlanıyorlarsa çıksınlar. Yok abi ne işimiz var diyenler ise alsınlar biralarını güzel manzaralı biyere çeksinler. Güzelim yemekler canlı taverna ortamında zehir oldu kendimizi dışarı zor attık.
Bora,Meral ve Bayramı zorla uyandırdıktan sonra kahvaltımızı yemek için aşağı indik. Otelde ilk kalkanlar bizdik. Teo ve aslı tabi
Bayram’ın o müthiş fotoğraf makinasının pili bittiği için bizim nacizane fotoğraf makinemize kalındı ve bu güzel foto ona ait
Aslı görev başında Finikeden çıktıktan hemen sonra ilk foto
Dikkatinizi çekebildim mi bilmiyorum:)))
Bayram
Gt 250 ve Bora&Meral
Gt 250 ye mi Boraya mı yetişmek hayli zor oluyor
Suzuki DL 650 yi mi Bayram’ı mı yakalamak imkansız bilinmez

Bora &Meral tam gaz yola devam. Finike’den çıktıktan sonra ilk durağımız olan Antalya manzarasına doğru ilerliyoruz. Radar korkusu ile yolumuza devam ediyoruz
Bu manzarada da baya fotoğraf çekildi. aslı sanırım ilk defa görüntülendi bu gezide.
Antalya manzarasından rant elde etme çabasında olan çaycı abimizden 1 tl ye çay ama değer doğrusu.
Bora &Meral bu manzarada sanırım ilk defa fotoğraf çektirdiler.
Herkes hatununu almış gelmiş Bayram’ın boynu bükük.
Antalya’nın sıcağında cowboylar gibiyiz. Motosiklet kıyafetleri için yerimiz olmadığından onları yanımızda taşımak zorunda kalıyoruz. Bu işkenceyi birdaha çekmemek için yan çantaları acilen bulup takmak gerek.
KArnımız feci şekilde acıktı yoksa biz de açlık falan yok yani. Konya Altı’nda dönercideyiz.
Bayram’dan manzaraya karşı artistik pozlar.
Siz mutlu mutlu foto çektirin yarın görecem ben seni Bora. GEzinin acısı çıkacak merak etme!
Vay vay vay motorcu gençliğe bakın siz. Biri mi eksik burda?
Kale içine girecek olan arkadaşlara tavsiye. Mutlaka yanınıza bir gps alın kaybolma riski çok fazla. Biz çıkışı yukarılarda biyerde bayrağı takip ederek bulduk.
Artık geri dönme zamanı ve biz yayladan eve dönmeyi kararlaştırdık. Mesafe kısa ve yollar genelde geniş ve rahat.
Ama antalya’dan çıktığımız andan itibaren Korkutelinin bitişine kadar yol çok kötüydü.
Bu yollarda çok zorlandım çünkü Aprilia nın vitesi geçmekte çok zorlandı. 2. ve 3 . vitese geçişlerde hep sorun yaşıyorum.

Korkutelinde wc molası verdiğimiz sırada yoldan önde bir karavan arkada bir motosiklet. Motosiklet sanki dünya turundaymış gibi yüklüydü. Arka koltuk hınca hınç çanta ile doluydu. Hemen acil yetişmek için arkalarından gaza bastık. Korkutelini geçergeçmez de yakaladık. Ama sanki adam bizden kaçarmış gibi geri döndü. Hala merak ediyorum kimdi acab anereye gidiyordu.
Yayla yollarını son gaz geçtik çünkü çok soğuktu. Borayı arkada bırakıp gazladık . Hava karardıkça soğuk şiddetini arttırıyordu. Topuk!
Dönüş yolunda fazla foto yok sadece bu Bayram gün batımına doğru sürüyor.
Dalaman’a geldiğimizde hava gene kararmıştı. hatta gece olmuştu. Km göstergeme baktığımda 180 km idi. Yolculuğumuz tam 637 km olmuştu. Gene fazla km yapamamışız. Neyse bu Ürgüp gezimize ön hazırlık olsun. Hedef nonstop 700km.



























Mart 26, 2010 9:13 am
Yaa anladın sonunda o 5 dakikada okuyup bitirdiğin raporu yazmak için biz ne kadar cebelleşiyoruz burda. Ben en azından iki gün içinde yayındayım, senin bir hafta oldu daha yarısına geldin
)
Mart 26, 2010 9:26 am
DAha dur sabah çalışmamı da bitirdim. Şimdi gene akşama kaldı müthiş gezi:)
Arkası az sonra
Aralık 15, 2010 8:18 pm
web siteniz çok güzel başarılarılarınızın devamını dilerim….