2010 in review

Posted in Genel on Mart 3, 2011 by teoman48

The stats helper monkeys at WordPress.com mulled over how this blog did in 2010, and here’s a high level summary of its overall blog health:

Healthy blog!

The Blog-Health-o-Meter™ reads Fresher than ever.

Crunchy numbers

Featured image

A Boeing 747-400 passenger jet can hold 416 passengers. This blog was viewed about 5,100 times in 2010. That’s about 12 full 747s.

In 2010, there were 7 new posts, growing the total archive of this blog to 15 posts. There were 367 pictures uploaded, taking up a total of 553mb. That’s about a picture per day.

The busiest day of the year was January 11th with 160 views. The most popular post that day was S&T Kanuni Gt 250 Nasıl bir motosiklet.

Where did they come from?

The top referring sites in 2010 were motosiklet.net, lntoftheotherworld.blogspot.com, motosikletforum.com, ikiteker.org, and travelswithmymotorbike.wordpress.com.

Some visitors came searching, mostly for s&t kanuni, st kanuni, kanuni 250 gt, kanuni gt 250, and pegaso 650.

Attractions in 2010

These are the posts and pages that got the most views in 2010.

1

S&T Kanuni Gt 250 Nasıl bir motosiklet September 2009

2

S&T Kanuni’yi Merak edenlere December 2008
5 comments

3

Aprilia Pegaso 650 İE İle İlk Gezi March 2010
5 comments

4

KUZENLERLE SAHİLDEN ANTALYA March 2010
2 comments

5

kanuni yolarda December 2008
2 comments

Long Long Way To Muğla

Posted in LONG LONG WAY TO MUĞLA on Şubat 9, 2011 by teoman48

Herşey uzun uzuuuun yolculuğum için tam 5 dakika hazırlıkla başladı.

Unutmadan bu motosiklet taammm 50 cc, 3.5 beygir torkunu bilmiyorum:)

Çantamı hazırladım motosikletin tüm bakımlarını ve son kontrollerini yaptım.

Yolculuğuma saat 1300 da başladım. Yolculuğuma başlamadan önce motosikletin son hali.

Son sürat yolculuğuma başladım. Motosikletimi virajlarda hiç gaz kesmeden uçarcasına sürdüm. Veeee

Tam 55 dakikada taaammm 50 km yol katettim hemde hiç durmadan İron Batt bu olsa gerek. Motosikletim yolculuğun ilk aşamasında hiç zorluk ve sorun çıkarmadı. Bir harikaydı. Gökova o an ayaklarımın ve motorumun tekerleri altında.

Durak yok yola devam. Şu an zorlu bir engel taaam 7 km dik bir tırmanış. Çokk çok zorlu.

Motosikletim tam 25 km ile bu zorlu engelde iştee gidiyooorr.

Şu önümde giden kamyonu az ilerdeki sert virajda motosikletimin sol granajını asfalta sürtürerek geçiyorum ellerimle asfaltı okşadım!

Motosikletimi bu zorlu tırmanışta fazla zorlamamak için manzara seyretme bahanesiyle dinlendiriyorum. Ama ihtiyacı olduğunu hiç sanmıyorum nolur nolmaz:)

Muğla’ya  Ortaca’dan tam 2 saatte geldim. Harika bir yolculuktu.

Sabah kalktığımda sisli bir hava vardı biraz bekledim geçermi acaba diye ama geçmedi. Bende çıkıp fırından  tam 5 meşhur Muğla simiti aldım. Barış’ın yanına gidip çayla beraber yiyecektik ama dayanamayıp 2 tanesini fırının önünde mideye indiriverdim.

Barış’ın yanında yarım saat kadar otorduktan zonra geri dönüş yolculuğuma başladım.

Tam 1 saat 30 dakika gibi kısa bir sürede Ortaca’ya vardım.

Harika bir gezi oldu karizmayı çizdiremeyen büyük CC li kardeşlerim bu tadı asla yaşamayacak.

Karizmaları uğruna neler kaybettiklerini bir bilseler…

BABA DAĞI

Posted in BABA DAĞI on Ağustos 16, 2010 by teoman48

EMOK GÖLCÜK

Posted in EMOK GÖLCÜK on Temmuz 10, 2010 by teoman48

Uzun zamandır vakit bulup da yazamıyorum.

Sanırım bundan böyle genel bir yorum yapıp bu yazı işine son vereceğim.

Gezimiz gayet güzel başladı ve bitti. Ben Ortacadan çıkıp 1. gece Barış’ta kaldım.

Sabah Bayram’ın gelmesini bekledik. O geldikten sonra yola çıktık.

Hızımız normal bir tempoda (bana göre) devam ettik. Yolculukta beğenmediğim zırt pırt Bayram’ı  kaybedip onu aramaktan sıkılmam oldu.

Gruptan sürekli ayrıldı. Onu ararken ve beklerken geçirdiğimiz zaman kaybı bizi gerdi.

BArış herzamanki gibi gruptan yani benden ayrılmadı tabi buda beraber yolculuk etmenin güzel yanı.

Gölcük beklediğimden çok güzeldi. Göl kenarında çadırlarımızı kurduk.

Motorlar sorun çıkarmadı. Şu ana kadarki gezilerimizde sorun yaşamamamız sanırım bizim motorumuza iyi bakıyor olmamız. Her zaman motosikletlerin bakımlarını tam yapmaya gayret gösteriyoruz.

Dönüşte Osman Abi ve Cumhur Abi de bize katıldı yada biz onlara.

Bayram ile Osman Abi homejen bir grup oldular Ben ve Barış bir grup ve Cumhur abi kendine has sürüşüyle 3. grubu oluşturdu.

İnanılmaz bir sabıra sahip olan Cumhur Abiyi buradan tebrik ediyorum. O yollara nasıl konsantre olup sürüyor inanılmaz. Bu teknik anlatılmaz yaşanır.

Yolun sonlarına doğru biraz yorgunluk ve artık yolun bitmesi isteğinin de kabarması nedeniyle tabi Barış’ın son temposu da etkili tam gaz eve vardık.

Aprilia Pegaso bana göre sorunsuz bir makina. Şu ana kadar 20000km yaptı sanırım, biz aldıktan sonra. O ilk bakımı saymazsak hiçbir sorun çıkarmadan yolculuğuna devam ediyor.

Yeni gezileri daha gezi bitmeden de planlıyor olmak gezilerden çok keyif alıyor olmamız. Yeni hedef Karadeniz.

Travel to Ürgüp Göreme

Posted in TRAVEL TO ÜRGÜP GÖREME etiketler ile on Mayıs 23, 2010 by teoman48

Aprilia Pegaso ile Ürgüp Göreme

APRİLİA PEGASO İLE KAMP MACERASI

Posted in APRİLİA PEGASO İLE İLK KAMPİNG on Nisan 19, 2010 by teoman48

Uzun zamandır planladığımız kamp olayını sonunda yapmaya kara verdik. Motosikleti bu geziye hazırlamak benim için baya masraflı oldu. Mevcut top case in yanına bir top case daha aldım 150 tl(Givi 52 lt.)  Kamp malzemeleri çadır,mat,2kişilik tulum 120 tl . Kamp ocağı Nurgaz 2 tane de gaz 500ml. 45 tl.

Gezi son ana kadar kesinlik kazanamadı. Bu arada artk GT 250 bizimle gezilere katılamayacak. Kuzen motoru Honda 600cc bir motor ile takas yaptı. GAyet temiz bir motor yağını tuzunu değiştirdikten sonra geziye hazır oldu.

Bu gezide eşlerimizin de topluca olması bize daha fazla keyif verdi. Barış-Öykü, Teo-Aslı,Bora-Meral,Ergün-Tülay ve bekar grubu Ömer abi,Bayram, Ali Andaç,

Geziye saat 13,00 gibi çıkacaktık ama Aslı’nın da geziye katılması için saati biraz geri aldık.

ORTACA-DALAMAN ATATÜRK KÖPRÜSÜ

Posted in Dalaman-Ortaca ATATÜRK Köprüsü on Nisan 8, 2010 by teoman48

Atatürk Köprüsü’nün yeniden hayata döndürülmesi için Nadir abinin önderliğinde tüm motosikletçiler tekrar biraraya geldiler.

Köprüye ben Pegaso’mu alarak gittim. Aslı bebeklerle arabayla önden gitti.

Ben Bayram’la motosikletler ile köprüye gittik.

Biz gruptan ayrı olarak köprüye erken vardık.

Motosikleri geçici yerlerine bıraktıktan sonra Arca ve Berklebir süre zaman geçirdik. Aslı pikapın arkasında masa ve sandalyelerimizi getirdi ohh yançanta top case falan hikaye arkada bir pikap olmalı.

İşte camianın en yakışıklı motosikletçileri. Teoman,Arca,Berk ve Ailenin en güzel motosikletçisi Aslı

Bu fotoğrafta gelecek konaklamalı gezilerde motosikletin alacağı görüntü.

KUZENLERLE SAHİLDEN ANTALYA

Posted in KUZENLERLE SAHİLDEN ANTALYA on Mart 25, 2010 by teoman48

Geziye çıkışımız baya karmaşık oldu. 1 hafta önceden nezaman gidelim kimler gelecek İzmir’e mi gitsek yoksa sahilden Antalya mı yapsak birtürlü kara veremedik.

Kuzenim Bora abi herzaman gidiyoruz İzmir’e birazda KAş KAlkan tarafına gidelim dedi. Hadi dedik ok. Pazar, günü birlik mi olsun ekmek arası mı derken karar verdik cumartesiden çıkıp pazar dönelim dedik.

Herkes de dünden razıymış!

Bu geziye Eşim Aslı Boranın eşi Meral da katıldı. Barış kardeşim de gelsem mi gelmesem mi… Cumartesi günü biz eşim ve ben herzamanki gibi saat 6.30 da kalktık. Kahvaltı. bebekler derken saat 10.00 oldu.

Bora biran önce yola çıkmak için sabırsızlanıyordu. Son kez Barış’ı aradım belki gelir mi diye. Ama telefonu açmadı. Onu saat 13.00 a kadar bekledik.

Bayram’ın da hastaları vardı O saat 14.00 gibi işim biter dedi. Uzatmayalım saat 14.00 da bizim ofisin önünden yolculuğumuza başladık.

Bora ve Meral son hazırlıklar

Ve Bayram motoru ve çantalarıyla sonunda geldi. Bu gezide Bayram olmasaydı sanırım çantalarımızı sırtımızda taşıyacaktık.

Aprilia Pegaso sanki dolmuyo adam kasmış

Dl 650 de karnını doyurdu.

Bora bizi sinir etti daha yolun ilk km si aşılmadan adam benzin almadı nerdeyse.   GT 250 herzamanki gibi ekonomik.

Bu arada Km göstergem 543′ü gösteriyor.

Sonunda yola çıkıyoruz. Gezimiz çok güzel başladı.

Göcek tünelinden geçiyoruz.

Daha yola çıkmadan acıktık desem olacak: Fetiye’ye gelir gelmez ilk durağımız balıkçıdayız. Burada BArış!la son birkez daha görüştük. Ben gelemiyorum dedi bize, bize… Hava da beklediğimizden çok sıcak çıktı uzun zamandır motosikletin tepesinde üşümüyorum.

Afrika twin ilk defa Barış’ı olmasa bile bizi yarı yolda bıraktı):Balıkları bitirdikrten sonra hızlı bir kalkış ve ilk hedefimiz olan Kalkan’ doğru gazladık hem de ne gazlama daha Fetiye’den çıkmadan birbirimiz kaybettik.

Fetiye’ den çıkmadan önceki son fotoğraf.

Suzuki DL 650 si ile Bayram1/4 gaz

S&T Kanuni GT 250 si ile Bora tam gaz:)

Aslı bu gezide müthiş fotoğraflar çekmiş. Ben bukadar fotoğraf olduğunu bilmiyordum. Bunları yüklemek de amma zor oluyo. Barış sen nasıl yüklüyosun abi bunları.

Ve Kalkan’dayız burda da baya fotoğrafımız oldu. Mekan aynı mekan biz farklıyız hep.

Burası da Suziki DL 650 manzaralı Türkiyenin en güzel denizi…

Bu yazı ve fotoğraflar baya uzun olacak sanırım ben bu yazıya sonra devam edeyim. Arkası sonra

way way wayyy BAyram’dan müthiş fotoğraflar.

Bu gezide ben ve Aslı herzamanki gibi ilk hazırlanan  olduk.  Müthişiz yavv!

GT 250 ile Borayı yakalamak da çok zor oldu adamın altında sanki Afrika Twin var

Hızlı giden atın boku yere de hızlı düştü. Bora yapacağını yaptı ve mıcırın tadına baktı. Beğense gerk ki kazanın hemen ardından gülmeye başladı. Umarım devamı gelmez.

Kazanın oluşu gene herzamanki gibi dikkatsizlik. Bayram önden hızlı gidip güzel bir manzarada durmuş. Bİz de arkadan zor zar yetiştik. Önde bora vardı. Asfalttan inip mıcırlı bir düzlüğe girecektik. Ama Bora mıcırın kalınlığını kestirememiş olsa gerek… Motor zınk çakıldı. Bir an Merali havada uçarken gördüm. Kısa bir uçus sonrası kötü bir iniş.

Allahtan kötü birşey olmadı Bora çenesinde küçük bir çizikle olayı atlattı. Meral ise kötü uçuşun verdiği gerginlik ile kazayı tamamladı:)

Tabi motor biraz daha şanssızdı. Vites kolu kırıldı. Busefer teçhizatımız iyi olduğu için hemen Bayramla vites kolunu tamir ettik.

Usta iş başında

Bu da görülmesi çok zor olan mıcır!

Daha öncede benim zincir germe operasyonumuz için girdiğimiz sanayideyiz.Şansımzı da hep yaver gitti. Sanayiden aldığımız vida artık Boranın yeni vites kolu.

Yeni vites kolunu(vida) yerine monte etme çabaları hummalı bir çalışma fikir alışverişi…

Finikeye geldiğimizde hava kararmıştı. Kısa bir Hotel motel pansiyon arama turundan sonra kendimize bir pansiyon bulduk. Herkese tavsiye edilir Finike merkezden çıkıp 1-2 km ilerledikten sonra solda Şimşek Hotel var. Yataklar ve ilgi çok güzel.Kişi başı konaklama ve açık büfe kahvaltı 20 tl

Finikede sabah çook güzeldi. Biz gene sabahın köründe Aslı’yla yola çıkmak için mi alışkanlık mı bilinmez uyandık .

Bu gezel pazar sabahı yol yapma aşkımız biraz daha kabardı.

Sabah daha 07.00 civarları biz ayaktayız. Kahvaltı 07.30 da

Unutmadan Finike’de akşam dışarı çıkmam isteyenler taverna müziğinden hoşlanıyorlarsa çıksınlar. Yok abi ne işimiz var diyenler ise alsınlar biralarını güzel manzaralı biyere çeksinler. Güzelim yemekler canlı taverna ortamında zehir oldu kendimizi dışarı zor attık.

Bora,Meral ve Bayramı zorla uyandırdıktan sonra kahvaltımızı yemek için aşağı indik. Otelde ilk kalkanlar bizdik. Teo ve aslı tabi

Bayram’ın o müthiş fotoğraf makinasının pili bittiği için bizim nacizane fotoğraf makinemize kalındı ve bu güzel foto ona ait

Aslı görev başında Finikeden çıktıktan hemen sonra ilk foto

Dikkatinizi çekebildim mi bilmiyorum:)))

Bayram

Gt 250 ve Bora&Meral

İşte ilk hedef

Pegaso 650 nin gözünden Aslı

Gt 250 ye mi Boraya mı yetişmek hayli zor oluyor

Suzuki DL 650 yi mi Bayram’ı mı yakalamak imkansız bilinmez

Bora &Meral tam gaz yola devam. Finike’den çıktıktan sonra ilk durağımız olan Antalya manzarasına doğru ilerliyoruz. Radar korkusu ile yolumuza devam ediyoruz

Bu manzarada da baya fotoğraf çekildi. aslı sanırım ilk defa görüntülendi bu gezide.

Antalya manzarasından rant elde etme çabasında olan çaycı abimizden 1 tl ye çay ama değer doğrusu.

Bora &Meral bu manzarada sanırım ilk defa fotoğraf çektirdiler.

Herkes hatununu almış gelmiş Bayram’ın boynu bükük.

Antalya’nın sıcağında cowboylar gibiyiz. Motosiklet kıyafetleri için yerimiz olmadığından onları yanımızda taşımak zorunda kalıyoruz. Bu işkenceyi birdaha çekmemek için yan çantaları acilen bulup takmak gerek.

KArnımız feci şekilde acıktı yoksa biz de açlık falan yok yani. Konya Altı’nda dönercideyiz.

Manzara budur.

Bayram’dan manzaraya karşı artistik pozlar.

Siz mutlu mutlu foto çektirin yarın görecem ben seni Bora. GEzinin acısı çıkacak merak etme!

Vay vay vay motorcu gençliğe bakın siz. Biri mi eksik burda?

Kale içine girecek olan arkadaşlara tavsiye. Mutlaka yanınıza bir gps alın kaybolma riski çok fazla. Biz çıkışı yukarılarda biyerde bayrağı takip ederek bulduk.

Artık geri dönme zamanı ve biz yayladan eve dönmeyi kararlaştırdık. Mesafe kısa ve yollar genelde geniş ve rahat.

Ama antalya’dan çıktığımız andan itibaren Korkutelinin bitişine kadar yol çok kötüydü.

Bu yollarda çok zorlandım çünkü Aprilia nın vitesi geçmekte çok zorlandı. 2. ve 3 . vitese geçişlerde hep sorun yaşıyorum.

Korkutelinde wc molası verdiğimiz sırada yoldan önde bir karavan arkada bir motosiklet. Motosiklet sanki dünya turundaymış gibi yüklüydü. Arka koltuk hınca hınç çanta ile doluydu. Hemen acil yetişmek için arkalarından gaza bastık. Korkutelini geçergeçmez de yakaladık. Ama sanki adam bizden kaçarmış gibi geri döndü. Hala merak ediyorum kimdi acab anereye gidiyordu.

Yayla yollarını son gaz geçtik çünkü çok soğuktu. Borayı arkada bırakıp gazladık . Hava karardıkça soğuk şiddetini arttırıyordu. Topuk!

Dönüş yolunda fazla foto yok sadece bu Bayram gün batımına doğru sürüyor.

Dalaman’a geldiğimizde hava gene kararmıştı. hatta gece olmuştu. Km göstergeme baktığımda 180 km idi.  Yolculuğumuz tam 637 km olmuştu. Gene fazla km yapamamışız. Neyse bu Ürgüp gezimize ön hazırlık olsun. Hedef nonstop 700km.

Aprilia Pegaso 650 İE İle İlk Gezi

Posted in Aprilia Pegaso 650 İle İlk gezi on Mart 9, 2010 by teoman48

Sabah saat 08.00 da Bayram herzaman saatinde geldiği  gibi saatinde gelmedi. Saat 08.30 da geldi. Bu geziye GT 250′nin yeni sahibi Kuzenim Bora da katıldı. O da zamanında gelmedi. Sabah 08.45 gibi anca yola çıkabildik. Barışa sözverdiğim gibi saat 09.30 da genelde buluşma yerimiz olan tostçumuzda zamanında buluşamadık.  Neyse gurubumuza yeni katılan kuzenlerimi bu seferlik hoşgördüm. Ama birdaha olmamasını umut ediyorum. İşte Aprilia pegaso 650 ile ilk gezinin ilk fotoğrafı.

Kuzenim Bayram’ın yeni aldığı Suzuki Vstorm’u

Bora geldiğinde acele ettiğimiz için onun fotoğrafı yok. Gt 250 nin zincirini yağlayıp hemen yola çıktık ilk durak Akyaka /Gökova

Bu gezimizde daha önce Barış’la doğru düzgün başaramadığız telsizle görüşmeyi rahat rahat yapacağımız umut ediyodum. Barış’ın Gedik Gross’tan bulduğu baskonuşlu kulaklıklar ile iletişimimizi sağladık. Hem de 10 tl maliyet ile. Barış Kuzenlerede birer kulaklık getirdi. Bayram ve Bora Mt 650 Cobra marka telsizlerini ilk kez bu gezide deneme fırsatı buldular. Detaylar az sonra anlaşılacak. Yıkım!

Neyse Barış gene herzaman ki gibi buluşma yeri ve zamanına uyup gelmişti. O da bize katıldı. Hedef Akbük.

Herkes kulaklık ve telsizlerini monte ettikten sonra yola çıktık. Akbük’te Bodrum dan gelecek olan Andaç ve arkadaşlarıyla buluşacağız.

Yolda ilk durağımız ve telsizlerin durumu hakkında yorumlar.

BArış’ın eşi Öykü bize kurabiye yapmış. Ellerine sağlık afiyetle yedik. eşim Aslı da kurabiye yapmıştı, Barışın getirdiği ve Çayı sıcak tutan o icatla sıcak çaylarla kurabiyeleri götürdük.

Ve gelelim telsizlerin akıbetine. Ben ve Barış MT 975 Cobra marka telsizlerimizle gayet iyi iletişim kurabiliyoruz. Ama Bayram ve Bora’dan çoğunluk cızırtı geliyor. Borayı gene iyi kötü anlıyoruz ama Bayram’ın telsizinden sadece cazır ve cuzurlar geliyodu baya güldük.

Mt 650 sadece bebek telsizi olarak kullanılabilir aman yeni alacaklara duyurulur sakın almayın bebeğiniz olmayacaksa.

Akbük’ geldik ve ben hayatımda ilk defa fok balığı görüyorum. Sonradan adını öğrendiğim Badem ile burda tanıştım. Çok güzel bir hayvan. Çok sevimliydi.

Akbük’ten Çıktık ve Örene doğru devam

Ören’de yemek yedikten sonra Milas üzerinden dönmeye kara verdik çünkü yağmur yağmaya başladı. Bora motorun çok kaydığını Milas yolunda daha rahat edeceğini söyledi. O yol üzerinden devam ettik. Ören Milas arasındaki fotoğrafları Barış ve Bayram’dan alırım dediğim için bu aranın fotoğrafları yok. Tempomuzu biraz daha arttırarak önce Yatağan ve ardından Muğlayı da geçerek evimize dödük. Bu gezide ilk defa olrak yağmurluğumu yanıma almıştım giyme şerefine eriştim. Çok mutluyum ve işe yarıyor.

DALAMAN’DAN NOEL BABA’YA( DEMRE)

Posted in DALAMAN'DAN NOEL BABAYA etiketler ile on Aralık 8, 2009 by teoman48

Kazadan sonraki ilk gezim Dalaman’dan Demre’ye oldu. Dün 07 12 2009 da bugün için David ile Demre’ye gitmek için plan yaptık. Uzun zamandır deneyemediğimiz telsizlerimizi de deneme imkanı bulduk.

Sabah David ile herzamanki gibi saat 08 30 da buluştuk. Gene herkes tam zamanında geldi. Yola çıkmadan önce ofiste birer kahve içtik.

Dünden hazırlamayı unuttuğum telsiz setini motosiklete monte ettikten sonra yola çıktık.

Telsizin bas konuş tuşunu aynaya monte ettim. Kulaklıkları daha önceden kaskıma monte etmiştim. Montaj işlemi sadece 1 dakika sürdü.

İşte Aselsan mt 975.

Telsiz hakkında ayrıntılı bilgi edinmek isterseniz Barış’ın sitesine bakın.

Telsize bağlanan bas konuş tuşu kulaklık ve mikrofon ile motosiklette konuşmak mümkün. Öyle geyik muhabbeti yapmak için isterseniz  o zor işte.

Sadece gerekli hallerde kullanılması koşulu ile mükemmel çalışıyor.

Bu da David in kulaklık seti.

Dalaman çıkışındaki Opet benzin istasyonundan depomu doldurdum ve biraz gergin olarak yola çıktım . Çünkü motosiklete olan güvenim sarsıldı hala benim için çok erken sanırım. Amam idare edecez artık. Motosikletle gezmek harika.

İlk durak Fetiye çıkışındaki Kemer. David benim telsizimden deli gibi sesler geldiğini söyledi. Telsizden ince uçu kalın uca çeviren aparat hareket ediyor biraz gevçek ve biz tc cumhuruyetinin yaratıcı halkı olarak bu noktayı yara bandıyla bantlayarak yola devam ettik.

Pek görünmüyor ama bu da David in İngiltere den getirdiği kulaklık seti. Türk kulaklık setinde birtane hoparlör David inkinde 2 hoparlör var. Tabi bu hız arttıkça Davide müthiş bir avantaj sağlıyor. 80- 90 üstü hızlarda ben sesi duymakta zorlanıyorum.

Bu arada şu ana kadar sürüşümüz gayet yavaş çünkü ben artık virajları dönerken neredeyse 90 derecelik açılarla ilerliyorum.

Ama bu kazanın güzel tarafı artık gezerken sürat yok gezmenin tadına varıyorum. Ama yol bitmemekte direniyor.

Burası Kalkan. Daha önce burda birkaç kez daha durmuştuk. Yanılmıyorsam Japon kardeşimiz Massa ile burda tanışmıştık. Burada David kamerasını video çekimi için ayarladı. Onun sitesini ziyaret ederseniz bir aksilik olmadıysa izleyebilirsiniz

Buradan sonra yavaş yavaş hedefe yaklaşmaya devam. Hedef Demre. Halal çok yavaş sürüyorum. Özellikle virajlarda her gördüğüm gölgeden karartıdan korkarak dönüyorum. Bu korku sanırım devam edecek uzun bir süre.

Kalkana geldik. Kuzenim Bayram la buraya sadece yengen yemeye gelmiştik. Herkese tavsiye ederim harika ve doyurucu.

Burda sakın ola motosikletinizi otaparka park etmeyin 3 tl para tuzağı mevcut aman diyem!

Kalkan’dan 45km sonra bozuk mıcırlı bir yoldan sonra Demredeyiz. Noel Babanın mezarına geldik. Hemen yurdum insanı çevirmiş mekanın etrafını kötü bir duvar ile. Giriş 10 tl.Ülen sanki millete hizmet ediyorlarmış gibi ne bu 10 tl. Yuh yurdum insanı Ari rehber falan ver. Girmedik tabi Kendi memleketimi verdiğim vergileri  takan olmaması nedeni ile internetten öğrenmek üzere geriiii… döönnn!

Burası yukarıdan harika görünüyordu. Adını net hatırlamıyorum ama sanırım Çayağzı idi. David burda gene video çekimi yaptı izlemenizi tavsiye ederim gene.Kameradan nasıl görünür bilemem ama görülmeye değer bir yer.

Burada küçük bir sigara molası ben bol temiz hava molası…

Artık eve dönme zamanı. Saat 1400.

Kalkan’ı yukarıdan izledik.

Dönüş yolunda Patara’yı geçtikten sonra radara yakalandık. Polis abilerimiz bizi durdurdu ve sordu. Beyler bu makinenin son hızı 77km ”biliyor musunuz?” dedi Sornun cevabı tabiki evet. Yapılacak birşey yok yol çok iyi geniş ve güvenli hızımız 80- 90 arasındaydı dedim. Bu makineyle başka türlü gezilmez dedim. Siz görevinizi yapın biz kuralları geyet iyi biliyoruz. Ama ya şans ya da komser bir motosiklet sevdalısı olarak bizi azat etti bilmiyorum. Radar aracı önümüzde seyreden araç yüzünden bizi görüntüleyememiş!

Her ne olduysa oldu biz ceza yemedik hatta polis kardeşlerimiz bize çay bile ısmarladılar. Anlayışlarından dolayı onlara teşekkür ederim.

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.